7 Aralık 2011 Çarşamba

METEOR

Samanyolu Galaksi Tarihi
27-Kasım-2085
Bu bir ay değil. Aslında ne olduğunu söylemekte zorlanıyorum. Bir kaya parçası, hatta meteor bile denilebilir. Yaklaşık 500 metre uzunluğunda ve genişliğinde bir meteor. Sanki bir yerden kopartılmış gibi altında sivri kayalardan kökleri var. Üst tarafı kısmen daha düzgün ve bir platform gibi. Şimdi o düz görünen tarafına yaklaşacağım. Bu arada meteor dan kopan bazı irili ufaklı parçalar dolaşıyor etrafta. Dikkatli olmalıyım. Evet şimdi daha yakınım. Gemimi indirebileceğim kadar düz bir genişlik görüyorum. Neredeyse bir uçak pisti gibi ama çok kısa. Piste benzeyen yerin sonunda bir şey var. Kayalık mı yoksa başka bir şey mi anlaşılmıyor. Biraz daha yaklaşalım. Bu çok garip. Nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Bir tür makineye benziyor. Kare şeklinde ve içinde kocaman bir boşluk var. Çevresi karma karışık cihazlarla örülmüş ancak sanırım tümü harab olmuş. Darbe almış, ezilmiş. Bu ne olabilir ki? Platforma inip yakından incelemek istiyorum. Umarım iniş takımları problem çıkartmaz. Deneyelim. Evet, iniş takımlarım problemsiz çalışıyor. Sağ ve sol kanat altı aktif. Burun tarafı da aktive edildi. Platforma iniyorum. Kare makine karşımda. Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim. İnsan yapısı gibi duruyor. Sağ tarafında, parçalanmış olan bölümden kablolar sarkıyor. Aydınlatmaları devreye soktum. Detaylar ortaya çıktı. Bu kesinlikle insan yapısı bir makine. Ne işe yarar ve buraya nasıl gelmiş anlamak mümkün değil. Gerçi benim buraya nasıl geldiğimi bile anlayamazken çok garip karşılamamalıyım. Gemiden inip daha yakından incelemek istiyorum.
Kayıt sonu:
Referans Kod: 00006

1 Aralık 2011 Perşembe

TANIMLANAMAYAN OBJE

Samanyolu Galaksi Tarihi
27-Kasım-2085
İticiler sağlıklı çalışıyor. Uzay gemimin şu an için görünür bir problemi yok. Silah sistemlerini devreye almadım. Onların da bir problem çıkartacağını sanmıyorum. Buraya geliş sürecimde zarar gören her hangi bir cihaz olmaması sevindirici. Benim de başımda veya herhangi bir yerimde yaralanma olmadığına göre buraya gelmeden önce bayılmama sebep olan şey bir darbe değil. Uzaktaki gri aya doğru ilerlemeye başladım. Henüz yaklaşmaya başladığım gözle görünmüyor. Belki de iticilere biraz daha güç vermeliyim. Sistemi dördüncü kademeden sekizinci kademeye yükseltiyorum. Şimdi ilerleyişim daha da hızlandı. Yakıtımı dikkatli kullanmak istiyorum. Yenilenebilir olması şu an için yeterli bir avantaj değil. Tükendiğinde bir gün beklemek zorundayım. Bu bekleyiş şu anda içinde bulunduğum durumda ölümcül olabilir. Evet şimdi gri aya yaklaşmaya başladım. Bu. Bunun bir ay olduğunu düşünmüştüm ama sanırım daha küçük bir şey. Gözümün önünde hızla büyüyor. Eğer bir ay olsaydı bu kadar hızlı yaklaşamazdım. Sanırım bu bir....Evet bu bir meteor olabilir. Oldukça büyük bir meteor. Yine de henüz emin değilim. Harita hala devre dışı. Bir cismin ne olduğunu anlamak için böyle yaklaşmak zorunda kalmam çok ilkel. Harita çalışsaydı çoktan ne olduğunu analiz edebilirdim. Pekala, biraz daha yaklaşalım bakalım neymişsin sen küçük gri obje.
Kayıt sonu:
Referans Kod: 00005

30 Kasım 2011 Çarşamba

GRİ AY

Samanyolu Galaksi Tarihi
27-Kasım-2085
Sistemler aktif. İticiler on saniye içinde devreye girecek. Önümdeki panel, yüklenmeye devam eden harita haricinde tümden sağlıklı çalışıyor. Arka yan ve ön iticiler devrede. Elimi uyandığımdan beri ilk defa kumanda koluna atıyorum. Parmak izinden pilotu tanıyan tarayıcı, kimliğimi onayladı. Ellerimdeki özel eldivenlerin işaret parmağı bölümünde ilk boğum açık. Buradan kumanda kolu kimliğimi doğrulayıp, uzay gemisinin doğru elde olduğundan emin oluyor. Şimdi yavaşça sol yan iticiyi çalıştırıyorum. Sağıma doğru hareket etmeye başladım. Etrafımda yavaş, yavaş dönüyorum. Tanıdık bir şeyler görmek için tüm dikkatimi verdim. Yakın çevremde hiç bir hareket yok. Bir meteor bile yok. Uzakta gri bir gezegen görüyorum. Aslında gezegen demek için oldukça küçük. Şu harita çalışmaya başlamış olsaydı ne olduğuna dair bilgi edinebilirdim. En azından büyüklüğünü hesaplayabilirdim. Çevremdeki uzay yıldızlarla dolu. Tanımadığım yıldızlar. Samanyolu galaksisinde olduğumdan emin değilim. Bu beni çok huzursuz ediyor. Sadece bir gün geçti. Başka bir galaksiye sürüklenmek için bir gün yeterli olsaydı, insan oğlu tüm evreni kuşatırdı. Sakin ol Kuzey. Sen askersin. Şimdi uzaktaki gri aya doğru ilerleyeceğim. En yakın ve seçilebilir obje o olduğuna göre, bir ip ucu bulmak için değerlendirebileceğim tek şans orası.
Kayıt sonu:
Referans Kod: 00004

29 Kasım 2011 Salı

ASKER KORKMAZ !

Samanyolu Galaksi Tarihi
27-Kasım-2085
Bir saat kadar uyumuşum. Gemimin sistemleri devrede ama harita hala yüklenmeye devam ediyor. Bu kadar uzun sürmemesi gerekirdi diye düşünüyorum zira sistemin bilgisayarı çok kuvvetli. Bir yazılım hatası olması ihtimalini düşünmek bile istemiyorum çünkü bu nerede olduğumu öğrenemeden kör uçuş yapmam anlamına gelecek. Bu durumda bir yerlere ulaşmam imkansız olduğuna göre yakında öleceğim demek oluyor. Demek son bu şekilde gelecekmiş. Oysa törenle emekli olacağımı, yakama madalya takılacağını ve çocukluğumu geçirdiğim eve dönüp, erik ağacına kavuşacağımı hayal etmiştim. Şimdi ise içinde üç günden az dayanabileceğim bir savaş gemisiyle karanlık uzayda kayboldum. Burada olduğumu kimse bilmiyor. Bu düşünceleri aklımdan uzaklaştırmam gerek. Etrafıma bakınarak tanıdık bir gezegen veya herhangi bir uydu hatta uzaya atılmış metal çöp görmek umuduyla kendimi oyalamalıyım. Hala hayattayım. Sağlığım yerinde. Henüz açlık ve susuzluk problemim yok. Biraz daha hareket edebilecek yerim olsa çok iyi olurdu. Bu cam fanus üzerime basıyor. Sakin ol Kuzey. Her şey yoluna girecek. Sen bir Türk pilotusun. Sen bir askersin. Benim gibi asker olan ve hep örnek aldığım dedem ne demişti ben çocukken? Asker uyumaz. Asker susamaz. Asker acıkmaz. Asker korkmaz. Şimdi gemiyi olduğum yerde bir kaç tur döndürerek etrafı izleyeceğim. Tanıdık bir şeyler olmalı. En fazla ne kadar uzaklaşmış olabilirim ki?
Kayıt sonu:
Referans Kod: 00003

28 Kasım 2011 Pazartesi

KAYIP SİSTEM HARİTASI

Samanyolu Galaksi Tarihi
27-Kasım-2085
Kolumdaki dijital saat çaldı. Dört saat daha geçmişti. Zaman hızlı aktı. Taşınabilir mp3 çalıcımda biraz müzik dinledim. Uzay boşluğunu izleyip evimi düşündüm. İlkbaharda bahçedeki erik ağacı çiçek açınca yaşadığım heyecanı hatırladım. Çocuktum o zaman. Dünyam küçük ve güzeldi. Eriklerin olgunlaşması için günleri zor sayardım. Nihayet olgunlaştıklarında annemle beraber toplardık. Sepetlere doldurur buz gibi soğuk suyun olduğu kuyuya indirirdik. Hem temizlenir hem de soğurdu erikler. Yemeye doyamazdım. Bu düşüncelerle kendimi oyalarken birden enerji ibresinin on mavi ışıktan oluşan ilk kademesi yandı. Hızla toparlandım. Onu takiben diğerleri de tek tek yanmaya başladılar. Onuncu ışık yandığında önümdeki panel aktifleşti. Bütün sistemler devreye girdi. Elimi ilk şeffaf yıldız haritası ekranına attım. Verilere ulaşmak için dokunmatik ekranda yanıp sönen on iki yeşil kutucuğa gerekli şifreyi girip haritayı açtım. Sistem hatası verdi. Altında da yine yeşil renklerde ‘Verilere ulaşılamıyor. Lütfen bekleyin.’ yazdı. Bir süre bekledim sabırsızlıkla. Ardından kapattım cihazı. Tekrar açtım. Şifreyi tekrar girdim. Yine aynısı oldu. ‘Sistem Hatası. Verilere ulaşılamıyor. Lütfen bekleyin.’ Cihazın bekleme sürecine girmiş olması, çevremdeki uzayın değişmiş olması anlamına geliyordu. Kısaca cihaz bulunduğu yerin etrafını baştan hesaplayıp, bana mevcut verileri aktarmak istiyordu. Bu, gözüm kapanmadan önce bulunduğum yerden farklı bir yere sürüklenmiş olduğum anlamına geliyordu. Cihaz haritayı tekrar oluşturmaya yönlendiğine göre bu mesafe oldukça uzak olmalıydı. Birden korku aldı içimi. Derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştım. Etrafıma bakındım. Karanlık uzay boşluğunda bir savaş gemisinde tek başımaydım. Tuvalet ihtiyacımı giderecek sistemim vardı ama yemek ve su ihtiyacım çok elzem durumlara göre düşünülmüştü. Bu da en fazla üç gün daha bu şekilde yaşayabilirim anlamına geliyordu. Uyuşan bacaklarımı kendime doğru topladım. Kemerlerimi açtım. Sakinleşmeye çabalayıp yeni haritanın yüklenmesini beklemeye koyuldum.
Kayıt sonu:
Referans Kod: 00002

27 Kasım 2011 Pazar

KARANLIK BOŞLUKTA UYANIŞ

Samanyolu Galaksi Tarihi
27-Kasım-2085
Uluslar arası askeri uzay programında göreve başladığım günden bu yana tam beş yıl geçti. Daha öncesinde aldığım eğitimle beraber on beş yıllık bir deneyim sahibiyim. Birliğin seçkin pilotları arasına seçildiğimde henüz teğmen rütbesindeydim. Şimdi otuz sekiz yaşındayım ve üsteğmen rütbesiyle uzayda çıktığım on altıncı görevdeyim. Hatırlayabildiklerim bunlar. Askeri uzay programının elindeki en gelişmiş tek kişilik savaş gemisi olan SF-18A içerisinde karanlığa sürükleniyorum. Ne zaman ana gemiden ayrıldığımı, hangi görev için uzaya çıktığımı ve göreve kimlerle çıktığımı hatırlamıyorum. Savaş gemisinin sistemleri çalışmıyor. Her ne olduysa bütün enerjisi tükenmiş. Çok şükür ısıtma sistemleri yedekli zira çoktan donmuş olabilirdim. SF-18A, galakside keşfedilip ulaşılabilen Zereuths gezegenindeki kendini yenileme gücüne sahip R1 ismi verilen bir madeninin sıvılaştırılmış haliyle çalışıyor. Bu özel sıvı, uzun süre makineleri çalıştırdıktan sonra gücünü tüketip kendini yenileme sürecine giriyor. Zamanla durduğu yerde tekrar kullanılabilir hale geliyor. Kısaca içinde bulunduğum geminin yenilenebilir enerji kaynağı var. Muhtemelen savaş gemisi zarar görmediği sürece sonsuza kadar çalışır durumda olacak. Kaskım başımda değil. Kemerlerimse sıkı sıkıya bağlı. Kaskımı neden çıkarttığımı da hatırlamıyorum. Kontrol ettiğim kadarıyla bedenimde herhangi bir yaralanma yok. Ne kadar zamandır burada olduğumu bilmiyorum. Geminin yakıt yenileme süreci olan bir gün tamamlanana kadar sistemler çalışmayacak. Yaklaşık iki saattir uyanık durumdayım. Bu sürenin öncesinde geminin enerjisi sıfırlandığından beri geçen zamanı bilmediğim için aktifleşme sürecini de kestiremiyorum. Aklımdaki sınırlı bilgi ve çalışmayan sistemler içerisine karanlık boşluğa sürüklenmeye devam ediyorum.
Kayıt Sonu:
Referans Kod: 00001